"Okuyabilirseniz her insan bir kitaptır."
A message from Anonim
Hayır niye kuru neden kuru nolmuş yani

bu istanbul yutar adamı

A message from Anonim
benim kör kuyum olur musun?

herkesin kör kuyusu kendine

insanların “geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz? sûaline karşılık, Üstad Said-i Nursi ks. “… ‘Yâ Rahîm, Yâ Rahîm’ ile zikreden ve yanımda bulunan dört kedinin rızıklarıdır ki, bereket suretinde gelir, ben de ondan istifade ederim. Evet hazîn mırmırlarını dikkatle dinlesen, “Yâ Rahîm, Yâ Rahîm” esması ile zikrettiklerini anlarsın” (Mektubat)
.
kedilerin yemek yerken gözlerini kapaması dolayısıyla; sahibine karşı nankör olduğu söylenir. Oysaki onlar; Rızkın sahibinden değil, Allah’dan olduğunu bildiği için sahibine karşı gözlerini yumarlar. Üstad Said-i Nursi’nin; Abdurrahim isminde kedisinin olduğu ve “kedilerin, insanların göremediklerini gördükleri” rivayetler arasında yer alır (Karacaahmet Mezarlığı Üsküdar İstanbul’da)

insanların “geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz? sûaline karşılık, Üstad Said-i Nursi ks. “… ‘Yâ Rahîm, Yâ Rahîm’ ile zikreden ve yanımda bulunan dört kedinin rızıklarıdır ki, bereket suretinde gelir, ben de ondan istifade ederim. Evet hazîn mırmırlarını dikkatle dinlesen, “Yâ Rahîm, Yâ Rahîm” esması ile zikrettiklerini anlarsın” (Mektubat)
.
kedilerin yemek yerken gözlerini kapaması dolayısıyla; sahibine karşı nankör olduğu söylenir. Oysaki onlar; Rızkın sahibinden değil, Allah’dan olduğunu bildiği için sahibine karşı gözlerini yumarlar. Üstad Said-i Nursi’nin; Abdurrahim isminde kedisinin olduğu ve “kedilerin, insanların göremediklerini gördükleri” rivayetler arasında yer alır (Karacaahmet Mezarlığı Üsküdar İstanbul’da)

.
Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı; 
Barışın güvercini, savaşın kartalı 
Yüksek yerlerde açan çiçeğim. 
Senin altında doğdum. 
Senin dibinde öleceğim
- Arif Nihat Asya (Üsküdar-Eminönü Vapuru’da)

.
Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı; 
Barışın güvercini, savaşın kartalı 
Yüksek yerlerde açan çiçeğim. 
Senin altında doğdum. 
Senin dibinde öleceğim
- Arif Nihat Asya (Üsküdar-Eminönü Vapuru’da)

.
Yanan kalbe devâsın sen, bulunmaz bir şifâsın sen
Muazzam bir sehâsın sen, dilersen reh-nümâsın sen
Habib-i Kibriyâsın sen, Muhammed Mustafâ’sın sen
Cemâlinle ferah-nak et ki yandım yâ Resulallah
.
Mısralarıyla başlayan dillerden düşmeyen Naat-ı Şerifi mürekkep eyleyen Yaman Dede; Kayseri’de Rum esnaflardan iplik tüccarı bir aileden Diyamendi ismi ile dünyaya gelir. ufak yaşlarında itibaren, islam’ın aşk ateşi gönlünü sarmaya başlar. kendi tabiriyle; yanmaya başlar. Namazlarını en kuytu semtlerin küçük mescitlerinde eda etmekte, Ramazanda gizli oruçlar tutmaktadır. Kızı ve eşi dahi inancından habersizdir. “Tam kırk yıl bazen sahursuz bazen iftarsız oruçlar tuttum, ama ailem bunu hiç bilmedi!” der hatıratında. 1942 senesinde, 55 yaşlarında iken; Mehmet Abdülkadir ismi ile ilan eder müslüman olduğunu. aile içi sancılar yaşadığı sıkıntılarla birlikte; 3 Mayıs 1962 Perşembe günü “Ölüm asûde bir bahardır” diyerek Hakka yürür. (Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı’da)

.
Yanan kalbe devâsın sen, bulunmaz bir şifâsın sen
Muazzam bir sehâsın sen, dilersen reh-nümâsın sen
Habib-i Kibriyâsın sen, Muhammed Mustafâ’sın sen
Cemâlinle ferah-nak et ki yandım yâ Resulallah
.
Mısralarıyla başlayan dillerden düşmeyen Naat-ı Şerifi mürekkep eyleyen Yaman Dede; Kayseri’de Rum esnaflardan iplik tüccarı bir aileden Diyamendi ismi ile dünyaya gelir. ufak yaşlarında itibaren, islam’ın aşk ateşi gönlünü sarmaya başlar. kendi tabiriyle; yanmaya başlar. Namazlarını en kuytu semtlerin küçük mescitlerinde eda etmekte, Ramazanda gizli oruçlar tutmaktadır. Kızı ve eşi dahi inancından habersizdir. “Tam kırk yıl bazen sahursuz bazen iftarsız oruçlar tuttum, ama ailem bunu hiç bilmedi!” der hatıratında. 1942 senesinde, 55 yaşlarında iken; Mehmet Abdülkadir ismi ile ilan eder müslüman olduğunu. aile içi sancılar yaşadığı sıkıntılarla birlikte; 3 Mayıs 1962 Perşembe günü “Ölüm asûde bir bahardır” diyerek Hakka yürür. (Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı’da)

diyarbekir’de ağanın biri köprü yaptırmış dicle’nin üstüne. on gözlü köprü diye namı cihanı salmış! ağanın muradı: köprü kendi hizmetini görsün, davarları, marabaları üstünden geçsin, iş aksamasın, dicle’ye telafet verilmesin. zaman geçmiş, asker sefere çıkacak olmuş. asker yük taşır, silah taşır, erzak taşır, taşır oğlu taşır. bölük gelmiş, köprünün önünde durmuş. ağa askerin önünde dikilmiş. demiş ki; ‘buraların ağası benim. köprü benim. mülk benim. köprüden geçecek her ere bir akçe isterim. bu gece burada konaklamanıza da öyle izin veririm’ bölüğün komutanı adaletli bir adam. içinden demiş ki ‘ağa haklı, köprüyü o yaptırdı. lakin devletin öyle bir parası yok’ bir suya, bir köprüye bakmış, üstünde üniforma, ardında askerleri, atlamış suyun içine. ağa şaşkın, komutana bakmış. komutan bağırmış:

"Geçmem muhannet köprüsünden su aparsa beni
Yatmam çakal yatağında aslanlar yese beni”

"üsküdara gider iken aldı da bir yağmur" diye dillere dolanan meşhur türkünün muhatabı; önünden geçtiği evlerin cumbalarının arkasından gizli gizli seyredilen pek çok bayanın gönlünde taht kuran. gözleri ma’mur, boylu/poslu, burma bıyıklı ve yakışıklılığı ile canlar yakan Katibim Aziz Mahmud Bey’in devlethânesi
.
hakkında birçok rivayet olup, beste ve güftesi; Hasan Rıza Paşa’nın vefatından sonra Aziz Bey ile evlenen Cariyesi Seyyide Ayşe Hanıma ait olduğu söylenir. Ayrıca Aziz Mahmut Bey’in, devlethânesinin karşısında bulunan; Selâmi Ali Tekkesinde medfun olduğu, tekkenin şeyhlerinden Mahmud Efendinin oğlu olduğu da rivayetler arasında yer alır. (Üsküdar’da)

"üsküdara gider iken aldı da bir yağmur" diye dillere dolanan meşhur türkünün muhatabı; önünden geçtiği evlerin cumbalarının arkasından gizli gizli seyredilen pek çok bayanın gönlünde taht kuran. gözleri ma’mur, boylu/poslu, burma bıyıklı ve yakışıklılığı ile canlar yakan Katibim Aziz Mahmud Bey’in devlethânesi
.
hakkında birçok rivayet olup, beste ve güftesi; Hasan Rıza Paşa’nın vefatından sonra Aziz Bey ile evlenen Cariyesi Seyyide Ayşe Hanıma ait olduğu söylenir. Ayrıca Aziz Mahmut Bey’in, devlethânesinin karşısında bulunan; Selâmi Ali Tekkesinde medfun olduğu, tekkenin şeyhlerinden Mahmud Efendinin oğlu olduğu da rivayetler arasında yer alır. (Üsküdar’da)

Kıssası meşhur olan, rivayetlere göre; Cenab-ı Hakk ile Nebi Mûsâ aleyhisselâm arasında gerçekleşen bir hadiseyle zuhur ederek; “Acziyetimizi fehmedip teslimiyet kapısında bulunuruz” manasını remz eden “teslim taşı”
.
Dış tarafı; şeriat/zahir ile Cenab-ı Muhammed Aleyhisselam. İç tarafı; batın ile Cenab-ı Ali kv. Etrafındaki 12 çıkıntı; 12 imam hazerâtını. iki ucundaki ufak taşlar; Arş-ın çifte küpeleri, Cenab-ı Hasan ve Şah-ı Şehid-i Kerbela Cenab-ı Huseyn Efendilerimizi. Boyun tarafındaki ip; kerbela vak’asını. alt tarafındaki ip ise; Seyyid Nesimi ve nice haksız yere idam edilen zevat-ı temsil etmektedir. Genellikle; Nevşehir’de, Hacı Bektaş-ı Veli köylerinden çıkartılan Balgam taşından yapılır

Kıssası meşhur olan, rivayetlere göre; Cenab-ı Hakk ile Nebi Mûsâ aleyhisselâm arasında gerçekleşen bir hadiseyle zuhur ederek; “Acziyetimizi fehmedip teslimiyet kapısında bulunuruz” manasını remz eden “teslim taşı”
.
Dış tarafı; şeriat/zahir ile Cenab-ı Muhammed Aleyhisselam. İç tarafı; batın ile Cenab-ı Ali kv. Etrafındaki 12 çıkıntı; 12 imam hazerâtını. iki ucundaki ufak taşlar; Arş-ın çifte küpeleri, Cenab-ı Hasan ve Şah-ı Şehid-i Kerbela Cenab-ı Huseyn Efendilerimizi. Boyun tarafındaki ip; kerbela vak’asını. alt tarafındaki ip ise; Seyyid Nesimi ve nice haksız yere idam edilen zevat-ı temsil etmektedir. Genellikle; Nevşehir’de, Hacı Bektaş-ı Veli köylerinden çıkartılan Balgam taşından yapılır

"gün yirmidört saat insan avında"
Ahmet Arif
.
“Kullu nefsin zâikatul mevt, sümme ileyna turceûn” Ankebut/57 (Fatih Yavuz Selim’da)

.
“Kullu nefsin zâikatul mevt, sümme ileyna turceûn” Ankebut/57 (Fatih Yavuz Selim’da)

"ıyd-ul fıtr mübarek bad
bayramımız, bayram ola"
»